Kalaycılığın Gücü: Bir Ustanın İzinde Bir Sabahın Sıcak Havasında Kayseri’nin dar sokaklarında, o sabah biraz daha farklıydı. Gökyüzü, yavaşça günün ilk ışıklarıyla aydınlanırken, ben evimin penceresinden dışarıya bakıyordum. Hava henüz serindi, ama sıcaklık giderek artacaktı. Bu sabahı, diğerlerinden ayıran şey ise o dar sokakta gezinen, kulağıma bir türlü yabancı gelmeyen seslerdi. Bir adam, ellerinde kocaman bir bakır tepsiyle ilerliyordu. Neşeli bir şekilde bağırarak; “Kalaycı! Kalaycı!” diyordu. Bu kelime, o an için anlamını yitirmiş gibi hissediyordu. Ama birden, o bağırışlar, yıllardır kaybolmuş bir şeyleri anımsattı. Neredeyse bir çocukken duyduğum, sıcak yaz akşamlarında evimizin önünden geçen esnafın sesine benziyordu. Kalaycı sesinin benzeri,…
10 Yorum