İçeriğe geç

Meraküm Platosu nerededir ?

Meraküm Platosu Nerede?

Bazen bir yere gitmek istersiniz, ama o yerin nerede olduğunu bilmezsiniz. İşte tam olarak böyle bir anı yaşıyorum. Meraküm Platosu… Bu ismi duydum, bir şeyler hissettim, ama o kadar garip bir huzursuzluk var içimde ki, ne anlamı olduğunu bile bilmiyorum. Sanki bana doğru bir yol göstermeye çalışan bir ışık ama bu ışığı takip etsem de nereye gittiğimi bir türlü çözemiyorum.

Bütün bunlar, Kayseri’nin o meşhur akşamlarından birinde, en yakın arkadaşımla yürüyüşe çıktığımda başladı. O yürüyüşü, bir kaybolmuşluk anı olarak hatırlayacağım. Yine de, o geceyi hatırladıkça içimde beliren o hisler, bana bir şey anlatıyordu. O geceyle ilgili daha çok şey düşündüm, yazdım, anladım ve sonunda şu soruya takıldım: Meraküm Platosu nerededir?

O Yürüyüşün Başlangıcı

Akşam oldu, hava serindi. Kayseri’nin o alışılmadık soğuk gecelerinde, her adımda nefesim biraz daha belirginleşiyor, sanki içimdeki her şey de dışarı çıkacak gibi. Yanımda ise Büşra vardı, o an, bizim için her şey normaldi. Hani, “Hadi yürüyelim” dediğinde, hiçbir şeyin değişmeyeceğini düşünerek bir adım attım. Ama her adımda biraz daha derinleşen bir soru vardı kafamda: Nereye gidiyoruz?

Büşra bana bakıp “Bilmiyorum, ama belki bir şeyler buluruz,” dedi. Sesindeki o belirsizlik beni gülümsetti. Kayseri sokakları o kadar tanıdıktı ki, her köşe, her ev, her tabela bana bir şey hatırlatıyordu. Ama bir şey eksikti. O eksik his, bir zamanlar hissettiğim gibi değildi. Gözlerim birden önümüzdeki yolu kaybetti ve orada, o an, aklıma “Meraküm Platosu” adı geldi.

Büşra bana dönüp “Meraküm Platosu nedir?” diye sorduğunda, ben de ne olduğunu anlamadan ona baktım. Sadece “Bilmiyorum ama bir yer olmalı” dedim. O günden sonra, bu cevabı peşinden gitmek, bulmak, anlamak istemek içimde bir şey uyandırdı.

Arayışın Başlangıcı

O geceyi hatırlıyorum, nehrin kenarındaki köprüye oturduk. Kayseri’nin ışıkları, sabaha dair bir umut gibi hafifçe yansıyordu suya. Bir yanda büyük binalar, diğer yanda eski mahalleler… Hepsi birbirine karışmış, ama bir türlü bir araya gelmiyormuş gibi. O anda, Meraküm Platosu’nun nerede olduğunu bulmanın benim için ne kadar önemli olduğunu fark ettim. Hani kaybolduğunuzda, bazen kaybolduğunuz yeri bulmak, o kaybolmuşluk hissinden çıkmak istersiniz ya, işte öyle bir şey. Merak ediyorsunuz.

O kadar içimden geldi ki, Büşra’nın “Nerede olduğunu bulacağız, değil mi?” dediği anı hatırlıyorum. O kadar fazla soruyla donattım ki kendimi, sanki cevaplar o kadar kolay gelmiyormuş gibi hissediyorum. Ama sanki bir umut vardı, her şeyi bulabileceğimi düşündüm. Belki de sadece biraz daha içimi dökmem gerekiyordu. Belki de bazen bir adım atmak, aradığını bulmaya bir adım daha yaklaşmak demekti.

Bir Yerin Peşinde

Sabah oldu, ama ben hâlâ bulamamıştım. Kayseri’nin sabah güneşi yavaşça yükseliyor ve kışın o soğuk sabahında, eski taş sokaklarda her şey sessizdi. Büşra’yla o sabah yürürken, o kadar çok düşündüm ki. Meraküm Platosu’nun gerçek bir yer olabileceğini düşündüm, belki bir anlam, belki bir hayal, belki de sadece ben bunu bu kadar derinlemesine hissediyordum.

Ve birden, o sabah, aklımda belirginleşen bir düşünce vardı: Belki de Meraküm Platosu, bir yerdir ama aslında o yer, bulmanın peşinden gittiğiniz yolun kendisidir. Yani belki de o “yer” bir yere ait olmaktan çok, kendi içimizdeki kaybolmuşlukla ilgilidir. Belki, Meraküm Platosu’nu bulmak demek, aslında kendi yolumuzu bulmak demekti.

Büşra, sabah yürüyüşünde bana bir şey söyledi: “Bir şeyleri ararken, bazen sadece bakman gerekiyor. Yani, yerler ya da isimler değil, hisler önemli. Sadece doğru bakmak gerekir.”

Bu cümlesiyle her şeyin anlamı değişti. Ben, yerin değil, bir anlamın peşindeydim aslında. Belki de Meraküm Platosu, içimdeki kaybolmuş hislerin adıydı. O an, Kayseri’nin soğuk sabahında, gözlerimden çıkan bu yeni farkındalıkla içimi ısıtan bir şey hissettim. Biraz umut, biraz hayal kırıklığı ama bir o kadar da keşfetmeye dair bir heves.

Meraküm Platosu’nu Bulmak

Gün geçtikçe, Meraküm Platosu’nun aslında sadece bir yer değil, bir arayış olduğunu düşündüm. Büşra’yla sabah yürüyüşlerine devam ettik. Ve her sabah, biraz daha içimdeki o kaybolmuşluk duygusunu yavaşça bulmaya başladım. Gerçekten de bir yerin peşinden gitmek, belki de kendi iç yolculuğunun bir parçasıydı. Her adımda, hem bir kaybolmuşluğu hissediyor, hem de o kaybolmuşluğu bulmanın heyecanını yaşıyordum.

Bugün, hala “Meraküm Platosu nerede?” diye soruyorum ama belki de sorunun cevabı, her gün biraz daha bulduğum benlikte gizlidir. Bir yerin peşinden gitmek, sadece o yeri bulmak değil, aslında bulmaya çalışırken kim olduğunu anlamak gibi bir şey. Ve belki de Meraküm Platosu, o kaybolmuşlukla birlikte aradığın her şeyin seni bulduğu yerdir.

Sonuçta, belki de Meraküm Platosu’nun yeri, bir zamanlar kaybolduğum ama şimdi yeniden bulduğum içimdeki yer. O yeri tam olarak tarif edemem, ama oraya vardığımda, her şeyin bir anlamı olduğunu hissediyorum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
betexper giriş