Akira Erkek İsmi Mi? Bir Hikâyenin İçinden Bugün biraz farklı bir şey yazmak istiyorum. Aslında, uzun zamandır kafamda dolaşan bir soruyu ele alacağım: Akira erkek ismi mi? Bunu düşündüm de, aslında bu soru, sadece bir ismin cinsiyetiyle ilgili basit bir sorgulama olmaktan çok daha fazlasına dönüşmüş durumda. Çünkü, bazen bir ismin içinde kaybolan duygular, geçmişin yankıları ve insanın hayatına dokunan anılar var. Belki de bu soruya vereceğimiz cevap, bir anıyı, bir hayatın en kritik dönüm noktasını hatırlamamıza neden olabilir. Akira: Bir İsim, Bir Hikâye Düşünsene… Kendi hayatımda çok şey değiştiği bir dönemde tanıştım Akira ile. O zamanlar Kayseri’nin kasvetli kış…
14 YorumEtiket: de
Galeta Unu Bayatlar Mı? Bir Felsefi İnceleme Bir gün mutfakta galeta unu arayışı içindeyken, aklınıza şu sorular gelebilir: Galeta unu bayatlar mı? Yalnızca bir gıda maddesinin taze kalıp kalmadığını sorgulamak, aslında daha derin bir anlam taşır. Her şeyin değişkenliği, zamanın geçişi ve sabırla bekleme ihtiyacı gibi temalarla ilişkili bir soruya dönüşür. Gıda maddelerinin bozulma, tazelik ve dayanıklılık kavramları, felsefi bir bakış açısıyla incelendiğinde, varlık, bilgi ve etik sorunlarını gözler önüne serer. Bu yazı, “Galeta unu bayatlar mı?” sorusunu yalnızca bir mutfak sorusu olarak görmemek gerektiğini, bunun yerine bu tür gündelik soruların, insanın varoluşunu, bilgiye olan bakışını ve etik değerlerini nasıl…
5 YorumAti: Güç, Toplum ve Geleceğe Dair Yansımalar Siyaset, toplumların şekillendiği ve güç ilişkilerinin varlık kazandığı bir alandır. Bu alanda iktidar, kurumlar, ideolojiler, yurttaşlık ve demokrasi gibi kavramlar etrafında dönen her tartışma, aslında geleceğe dair büyük bir soruyu içerir: Toplumun nasıl bir düzen içinde var olması gerekir? Ve bu düzeni şekillendiren güç kimde olmalıdır? “Ati” kelimesinin eş anlamlısı üzerine düşünürken, sadece dilin evrimini değil, toplumsal yapının ve güç ilişkilerinin nasıl şekillendiğini sorgulamak gerekir. Gelecek ve geçmiş arasındaki geçişi tanımlamak, toplumun değişim ve dönüşüm süreçlerine dair derinlemesine bir kavrayış gerektirir. Bu bağlamda “ati”, geçmişin bir yansıması olarak değil, geleceğe dair bir olasılık…
6 YorumSağlık Verileri Ne Kadar Saklanır? Farklı Yaklaşımlar Sağlık verilerinin saklanma süresi, oldukça karmaşık bir konu. Hem hukuki hem de etik açıdan birçok farklı bakış açısı ve yaklaşım mevcut. Bir yandan, sağlık verilerinin ne kadar süreyle saklanması gerektiği konusunda bilimsel bir bakış açısına ihtiyaç varken, diğer yandan bu verilerin kişisel mahremiyetle ne kadar örtüştüğüne dair duygusal ve insani bir görüş de önemli. Konuya mühendislik ve sosyal bilimler açısından yaklaşarak, bu farklı bakış açılarını inceleyelim. Hukuki Perspektif: Sağlık Verileri ve Yasalar İçimdeki mühendis böyle diyor: “Veri saklama sürelerinin belirlenmesi, genellikle yasalarla ilişkilidir. Türkiye’de, kişisel verilerin korunmasına dair düzenlemeler ve özellikle Sağlık Bilgi…
14 YorumBedelli Sermaye Artırımı Olunca Hisseyi Nasıl Etkiler? Herkesin zaman zaman karşılaştığı ve bazen de kafa karıştırıcı olan bir konu: Bedelli sermaye artırımı. Bursa’da, sabah işe giderken aklımdan geçiyor, dünya genelinde hisse senedi piyasalarında bu tür gelişmelerin ne kadar önemli olduğunu ve gerçekten hisseyi nasıl etkilediğini merak ediyorum. Türkiye’den ve dünyadan örneklerle bu durumu ele almak istiyorum, çünkü hem yerel hem de küresel açılardan durumu değerlendirmek çok önemli. Hem yatırımcıyım hem de iş hayatımda, finansal dünyayı takip etmek işime geliyor. Hadi gelin, bedelli sermaye artırımı olunca hisseyi nasıl etkiler, buna bir bakalım. Bedelli Sermaye Artırımı Nedir? Bedelli sermaye artırımı, bir şirketin…
16 YorumMide Ağrısına Ne İyi Gelir? Felsefenin Mideye Dokunuşu Bir filozof için her ağrı bir sorudur, her sızı bir varlık bildirgesidir. Mide ağrısı ise yalnızca bir bedensel deneyim değil, aynı zamanda insanın varoluşsal kırılganlığının somutlaşmış hâlidir. “Mide ağrısına ne iyi gelir?” diye sorduğumuzda, aslında yalnızca tıbbi bir yanıt aramayız; etik, epistemolojik ve ontolojik düzeylerde insanın kendine sorduğu bir sorudur bu. Çünkü ağrı, insanın hem bedeniyle hem de bilinciyle kurduğu ilişkinin sınırlarını gösterir. Belki de asıl mesele, ağrının geçmesi değil, onun bize ne anlattığını anlamaktır. Epistemolojik Bir Bakış: Ağrıyı Bilmek Mümkün mü? Felsefenin epistemoloji dalı, “bilgi nedir?” sorusuyla başlar. Ancak mide ağrısı…
12 YorumGüzelleme Kime Ait? Öğrenmenin Estetik Yüzü Üzerine Pedagojik Bir Yolculuk Öğrenmek, bir bilgiyi sadece zihne değil, kalbe de yerleştirme sanatıdır. Bir eğitimci için her öğrenme süreci, bir “güzelleme”dir — çünkü öğrenme, dünyayı anlamlandırmanın, insanı dönüştürmenin en zarif yoludur. Güzelleme kavramı, edebiyatın içinden doğmuş olsa da, aslında eğitimin de özündedir: güzeli görmek, güzeli aktarmak ve güzeli inşa etmek. Peki, “Güzelleme kime ait?” sorusu yalnızca bir edebi tartışma mı, yoksa öğrenmenin derin anlamını sorgulayan bir davet mi? Bir Eğitimcinin Gözünden: Güzellemenin Pedagojik Anlamı Her öğretmen, öğrencisinin içindeki potansiyeli fark ettiğinde bir güzelleme yazar aslında. Çünkü eğitim, bireyin içindeki güzelliği görünür kılma sürecidir.…
14 YorumKantaron Neye İyi Gelir? Şifanın Bitkisel Yüzüyle Toplumsal Denge Arayışı Bir bitkinin sadece bedeni değil, zihni ve toplumu da iyileştirebileceğine inanır mısınız? Kantaron tam da böyle bir mucize… Yüzyıllardır hem halk hekimliğinde hem de modern fitoterapide kullanılan bu bitki, şifalı yönleriyle olduğu kadar temsil ettiği değerlerle de bize çok şey söylüyor: dayanışma, denge, empati ve iyileşme. Bu yazıda, kantaronun neye iyi geldiğini anlatırken, meseleyi sadece “fayda listesi” olarak değil, toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet ekseninde de ele alacağız. Çünkü doğa gibi toplum da çok katmanlıdır ve iyileşme yalnızca bireysel bir mesele değildir. Kantaronun Kökeni: Bin Yıllık Bir Şifacının Hikâyesi…
10 YorumGrafiker Olmak İçin Ne Gerekli? Tarihsel Bir Yolculuk Bir tarihçi olarak geçmişin izlerini sürerken, sanatın ve tasarımın insanlıkla birlikte evrim geçirdiğini görmek kaçınılmazdır. Grafikerlik de bu uzun yolculuğun modern bir yansımasıdır. Renklerin, çizgilerin ve fikirlerin dijital dille buluştuğu bu meslek, aslında insanlığın anlatma, etkileme ve kendini ifade etme tutkusunun günümüzdeki hâlidir. Fakat grafiker olmanın ardında yalnızca bir bilgisayar ve birkaç tasarım programı değil; tarihsel bir birikim, kültürel bir farkındalık ve teknik bir donanım vardır. — Grafik Tasarımın Tarihsel Kökleri Grafik tasarımın kökeni, insanlığın ilk görsel iletişim biçimlerine kadar uzanır. Mağara duvarlarına çizilen figürlerden Orta Çağ’ın el yazması kitaplarına, oradan matbaanın…
15 YorumGel Hele Türküsünü Kim Söylüyor? Bir Halk Ezgisinin İzinde Toplumsal Belleğin Dönüşümü Bir tarihçi olarak geçmişe her baktığımda, kelimelerin ve ezgilerin bir toplumun hafızasında nasıl yankılandığını düşünürüm. Müzik, yalnızca bir sanat formu değil; tarih boyunca insanların duygularını, direnişlerini ve umutlarını kaydeden sessiz bir tanıktır. “Gel Hele Türküsü” de bu tanıklığın en güzel örneklerinden biridir. Anadolu’nun derinlerinden süzülüp bugüne ulaşan bu türkü, hem bir aşkın hem de bir çağın ruhunu taşır. Peki, “Gel Hele Türküsünü kim söylüyor?” sorusu bize yalnızca bir isim mi, yoksa bir kültürel mirası mı anlatır? Gel Hele Türküsünün Kökeni: Halkın Diliyle Tarihin Sesi “Gel Hele” türküsü, kökeni…
9 Yorum