Nevrotik Bozukluk Polisliğe Engel Mi? Bir İzmirli Genç Gözüyle
İzmir’de yaşayan, 25 yaşında, arkadaş ortamında sürekli espri yapan ama içten içe her şeyi fazla düşünen bir genç olarak şu soruyu kendime çok sordum: “Nevrotik bozukluk polisliğe engel mi?” Hani normalde birinin polis olmayı hayal ettiğini duyduğunda, “ya da bir gün keşke askere gitsem” gibi çocukça hayalleri hatırlarsın ama bana sorarsanız, bu tür meslekler sadece cesaret değil, aynı zamanda sağlam bir ruh sağlığı da gerektiriyor.
Tabii, ben de ne kadar sağlamım diye sorarsanız, orası biraz belirsiz. Gerçekten de bu soruyu sorarken “acaba gerçekten polis olabilir miyim?” diye düşündüm. Fakat insan içindeki devasa beyinle her an kendine yeni sorular sorabiliyor. Örneğin: Nevrotik bozukluk polisliğe engel mi?
Hadi gelin, biraz da mizahımızı konuşturalım ve bu soruya biraz ışık tutalım.
Nevrotik Bozukluk Nedir?
Evet, kavram kargaşasına düşmemek için önce “nevrotik bozukluk” nedir, bir bakalım. En basit anlatımla, nevrotik bozukluk, kişinin duygusal stres ve kaygılarıyla baş edememesi durumu. Bunu açıklarken daha önce kendimi bir arkadaşımın yanına oturup tüm gün dertleştiğimde hissettiğim gerginlik gibi düşünün. Ama o kadar fazlası var ki… Her şeyin üzerinde düşünmek, uykusuz kalmak ve her durumu felakete çevirme yeteneği! Eh, işte bu, nevrotik bozukluğun temelinde yatan duygusal iniş çıkışları anlatıyor.
Evet, belki de ne olur ne olmaz diye, her sabah yataktan kalkarken, “Bugün acaba kötü bir şey mi olacak?” diye düşünmem bir nevrotik bozukluk belirtisi olabilir. Neyse ki, yaşadığım her anın kötü geçmeyeceğini hatırlatacak kadar mantıklı da olabiliyorum (bazen).
Peki, dedim ya, bu durumun polislik gibi bir mesleğe engel olup olmadığını soralım.
Nevrotik Bozukluk Polisliğe Engel Mi? İşin Gerçek Tarafı
İşte asıl mesele bu noktada başlıyor: Nevrotik bozukluk polisliğe engel mi? Pek çok kişi, polisliğin cesaret ve güçlü bir karakter gerektirdiğini söylese de, ruh sağlığı bu işi engelleyen bir durum olur mu, gerçekten?
Evet, sanırım polislik gibi bir meslek, her an tehlikelerle yüzleşmeyi gerektiren bir iş olduğu için oldukça zorlayıcı. Ama bir an için bu mesleği yapan insanların çoğunun da normal insan olmadığını kabul edelim. Yani, meslek gereği sabırlı, cesur, pratik zekalı olmaları gerekirken, bazen fazlasıyla soğukkanlı olmaları gerektiğini unutmamalıyız. Bu noktada da nevrotik bozukluğun polislik mesleğine engel olup olmadığını tartışmak gerekiyor.
“Biraz Kaygı, Hiç Fena Değil” – İç Sesimle Diyalog
Polislik gibi stresli bir işte, kaygılar yerinde olabilir. Ama bir de “Aman, bu bir stres değil, gerçek hayat!” diye geçiren kişiler var. İç sesimle konuşuyorum, gene:
Ben: “Bakalım, polis olabileceğim bir işe girmeliyim diye düşünsem de… Ne kadar gergin olabilirim ki? Yani, bir sabah arabamın lastiği patladı diye bütün günü stresle geçirip, korku filmi gibi her an tehlikede hissediyor muyum? Öyle değil mi?”
İç sesim: “Hayır, sadece sabahları ‘Eğer polis olursam, köpeklerin bile teftiş ederken ne kadar sinirlenirim’ diye düşünüyorsun ama korkma, o da bir nevi test olacak.”
Ben: “Evet, belki de. Her şeyin kötü gitmeyeceğini hatırlamayı öğrendim zaten. Ama bir de sürekli her an bir aksilik çıkacakmış gibi hissetmek, fena olmuyor…”
İşte, işin özeti bu kadar basit: Nevrotik bozukluk polisliğe engel olamayabilir, ama insanın sürekli gergin olması, bazen ona daha da büyük engeller çıkarabilir. Bir polis, her gün bir şeylerin ters gitmesini bekleyemez. Şartlar ona ne getirirse, ona uygun çözüm üretmesi gerekir.
Hayatımda Her Şeyin Ters Gitmesi Beklentisi
Şimdi sizlere bir itirafta bulunayım: Ben, her şeyin ters gitme ihtimaline göre hazırlıklı biriyim. Ama nedir, bir sabah işe gitmeden önce aklıma gelen “Bugün işler yolunda gidecek mi?” sorusu yüzünden stresle uyanmak, beni bekleyen çılgın bir günün ilk habercisi oluyor. Ve bu, polislik gibi stresli bir iş için gerçekten “ideal” hazırlık mıdır?
Yani, her an her şeyin ters gitmeyeceğini bilmek ve buna göre bir plan yapmak da insanın işini kolaylaştırabilir. Ama kaygılı bir ruh haliyle her sabah kalkmak ve “Bugün her şey ters gider mi?” diye düşünmek, tabii ki de polislik gibi meslekler için gereksiz bir engel olabilir. Biraz stresli olmak, işin gereği olabilir. Ama her an kötü bir şey olacak diye düşünmek, insanı hem yoruyor hem de ne yapacağını şaşırmasına neden oluyor.
“Ne Olur, Hadi Yapma!” – İşe Gidişimi Anlatan Diyalog
Ben: “Acaba bu sabah da her şey ters mi gitmeye başlar?”
İç Sesim: “Hayır, hayır… Bugün düzgün gitmeli! Hadi sen bu sabah arabayı düzelt, bekleyip stres yapma.”
Ben: “Ama her zaman düz gitmiyor ki. Sabah kahvemi bile döktüm ya!”
İç Sesim: “Kendini çok fazla kasma. Her şey yolunda olacak.”
Ben: “Bunu kendime gerçekten söyleyebilir miyim?”
İşte, işin içine mizahı katmak zorundayım. Çünkü günümüzün stresli temposunda, bazen de her şeyin iyi gitmesine odaklanmak gerekiyor. Nevrotik bozukluğun tam ortasında kaybolmak yerine, “Kafayı yormaya gerek yok, bugün polis olmasam da yolumuzu buluruz!” demek de hayatı biraz daha kolaylaştırabilir.
Sonuç: Nevrotik Bozukluk, Polislik İçin Engel Olabilir Mi?
Net cevabım şu: Nevrotik bozukluk, polislik için engel olmayabilir ama kişisel olarak işinizi zorlaştırabilir. Hem de nasıl! Yani kaygılı bir zihinle her an her şeyin kötü gideceğini düşünüp, her an her şeye hazırlıklı olmak polislik için yetersiz olabilir. Ama bu, gerginliğinizi uygun şekilde yönetebileceğiniz anlamına gelmiyor.
Sonuç olarak, hayatınızda kaygılarınız ve stresleriniz olabilir. Ama her şeyin ters gitmesi ihtimali ile yaşamak, gerçekten sizin ve çevrenizin hayatını zorlaştırabilir. Öyleyse, belki de bir yerlerde biraz da eğlenmek, rahatlamak ve kaygıları bir kenara bırakmak iyi olur.
Her şeyin kötü gitmesini beklerken, bazen hayatın kendisinin en güzel komediye dönüşeceğini unutmayın!